Bipolar ile Evlilik   8 yıl karımın manik depresif olduğunu bilmeden yaşamışım.  Bu süre içine  iki karakol, bir mahkeme, 9 ayrılık 8 yeniden birleşme ve bir çocuk sığdırmışız. Bir fincan takımı, üç ayna, birkaç su bardağı, biraz da para telef oldu. Eşimin rahatsızlığını kabaca depresyon olarak görmem aslında benim psikolojik hastalıklara bakışımın ne kadar […]

DEVAMI →

Üzerime abanan bütün hırslardan uzağım burada. Bugün kent denen cehenneme indiğimizde daha iyi anladım hırstan bağımsız yaşamanın değerini. Sıfır noktasındayım sevgili. Yazmanın dışında hiçbir şeyi arzulamıyorum burada. Babamın diktiği Tahsin Çınarı’nın altında sabahları içtiğim ilk çayın demlenmiş kokusunu, şimdi olduğu üzere geceye doğru ilerleyen saatlerde ormandan esen rüzgar ve hemen ardından çıkan ayazda yudumladığım rakının […]

DEVAMI →

YAZI ODASI- DAĞ GÜNLÜĞÜ 1 Dağa gelirken en çok sevdiğim, öğleden sonraya doğru Mezitler’den geçerken ormanın başladığı noktadaki restoranda bir dublenin dibine vurmak. Dağa böyle pırıl gelmek hoşuma gidiyor. Ev bütün kış kapalıydı. Köydeki kadına söylüyorduk önceden temizlemesi için, annesi rahatsızmış, Van’a gitmiş. İş kaldı mı başa. Alt kat, üst kat, veranda derken canımız çıktı. […]

DEVAMI →

    İyilik:  Varsan ve hâlâ yeryüzünde bir yerlerde ayakta kalmaya çalışıyorsan çık karşıma dediğimde, tuttuğum dilek dün sabah üniversite öğrencilerinin yoğun olduğu bir ana caddedeki lokantanın camlarında beliriverdi. Kocaman duyuruda şunlar yazıyordu: ‘’Açsanız ve paranız yoksa çekinmeden söyleyin. Yolunuz düşer öder ya da bir dua ile insanlık ölmemiş dersiniz. Öğrenciler özellikle siz hiç çekinmeyin. […]

DEVAMI →

YAZI ODASI: ÖYLE BİR AĞLASAM   ODTÜ’nün rüya çocukları: Yoksa bir siz mi kaldınız çöle dönmüş hayatımızda gürül gürül akan su niyetine? Vicdanlarınız o su kadar tertemiz, kirlenmemiş hiç biliyorum. Nasıl mı? Çünkü Aziz Nesin’in bu dizelerini yüreklerine, düşüncelerine, vicdanlarına hiç leke düşmemiş olanlar söyler ancak: ‘’Öyle bir ağlasam Öyle bir ağlasam çocuklar Size hiç […]

DEVAMI →

  Fox TV’den İsmai Küçükkaya’nın 24 Haziran gecesi, yani seçim akşamı sonuçlar belirginleşmeye başladığında ortadan kaybolan Muharrem İnce’ye mesaj atarak durumu sorması, karşı tarafın da ”Adam kazandı. Kabul etmek gerekir ki kazandı.” diyerek onu yanıtlaması üzerine başladı her şey. Küçükkaya’nın saatler 23.00 gösterdiğinde yani İnce’nin sessizliğini koruduğu bir sırada onun mesajını ekranlarda tane tane, hem […]

DEVAMI →

    Karşı tarafa atlayabileceğini umması tuhaftı ama yine de umdu. Bu yanılgı hali akıldan uzak, düşüncelerden soyutlanmış, doğuştan gelen güdülerinin bir sonucuydu. Korkmak, acıkmak, kaçmak, çiftleşmek, öldürmek, otlamak hem de sürekli otlamak gibi bir histi o an, karşı yamaca bir sıçrayışta geçivereceğini sanması. Uçurumun kenarından aşağıya baktı yeniden, sonra da karşı tarafa. Kuşlar gibi […]

DEVAMI →

    Birbirini kanatanlara…   Öfkene sarılıyorum. El yordamıyla çekiştiriyorum yakaladığım yerinden, artık yüreğim nereye kadar dayanırsa. Derken tırnak uçlarımda teninden bir parça buluyorum. Edepsizce sızlıyor dipleri; sıcağa dokundukça yanıyorlar,soğukta gezinirken buz parçası. Çaresizce yine sana uzatıyorum, avuçlarımı öpüyorsun acıyan, çizilen yerinden. Biz hep önce kanatıp sonra sızlayan yerlerimizden besleneceğiz öyle değil mi? Zehir dilli […]

DEVAMI →

      Kime ait olduğunu bilmediğim bir resme, binlerce yıldır bilinen bir dipnot: Ellerimize tutuşturulan yalanların yaratıcıları, biz onlarla oyalanırken ruhumuzu, düşüncelerimizi, umutlarımızı soymaya çabalıyorlar ya, hepsi boşuna. Bütün kurgulanmış yalanlara, baskılara rağmen başını dik tutmayı becerenlerin cesareti bir işaret levhası, bir kutup yıldızı gibi yükselecek, sürüleşmeyi kabul edenlerin karanlık yollarında. Geçmişte Deniz Gezmiş’ti […]

DEVAMI →