Geç kalmak çoğu zaman bedeli zor ödenen durumlar yaratır. En kötüsü hayata geç kalmaktır. Bunun ayrımına vardığınızda zamanın geriye dönülmez biçimde akıp gittiğini görürsünüz ama yapacak bir şey kalmamıştır. Geriye dönemezsiniz, kaçan yılları sil baştan yaratamazsınız. Yapmanız gereken yığınla şey vardır ama bunun için gereken günleri, su gibi harcadığınız saatleri çoktan tüketmişsinizdir. Hayata geç […]

DEVAMI →

      Dünyanın en yalnız tuvaletiyim ben. Rusya’ya bağlı Altay Cumhuriyeti’ndeki 2600 metre yükseklikteki Kara-Tyurek hava tahmin istasyonunda yalnızlığı fotoğraflarla belgelenmiş yalnız bir tuvalet.       En yakın köyden 100 kilometre, başkent Gorno-Altaysk’a 800 kilometre uzaklıkta, Avrupa ile Asya’nın uzak doğu bölgelerini birbirine bağlayan uçuşlar da dahil olmak üzere Sibirya’da hava hizmetlerinin güvenliğini […]

DEVAMI →

  ÖLÜMSÜZ DİKTATÖR   Yapay zekâ benzeri işlerle uğraşmadığımız zamanlarda geçti çocukluğum. Gerçi ben doğmadan on beş yıl önce, başta Avrupa olmak üzere neredeyse dünyanın tümünü kana bulayan, yapay zekâdan daha tehlikeli bir katilin işlediği kitlesel cinayetlerin ülke olarak kıyısından geçtiğimizi sonradan tüm çıplaklığı ile öğrensem de, nedense hep temiz bir hayata gözlerimi açtığım konusundaki […]

DEVAMI →

        Yaşadıklarımı bir hastalığın somut belirtileri, dışa vurumu olarak görmüyorum. Aksine insanların çektikleri büyük acılardan, dünyamızın içine itildiği kan ve gözyaşı çukurundan kurtuluşumuzun tek çaresi bu görüşündeyim. Şunu hayal edin ya da kafanızda canlandırmaya çalışın: Karşınızdakinin acısını ona baktığınızda gerçekten içinizde, beyninizde hissetseydiniz, birisine dokunulduğunda o fiziksel temasın kendi teninizde dolaşmasını birebir […]

DEVAMI →

    Adım Ra Paulette. Şimdi anlatacaklarım bilimkurgu filmlerini çağrıştırabilir ama yaşadıklarım gerçekti. Bundan yirmi beş yıl önce ABD’nin New Mexico eyaletinde muhteşem mağarama sığındığımda henüz o sözü söylememiştim. Artık başardıklarımdan sonra rahatlıkla paylaşabilirim: Atalarımız mağaralarından çıkarak hayatı çoğaltmışlardı, sanıyorum kaçınılmaz dönüş başladı. Ben atalarımızın izini sürerek çıktıkları yerlere geriye dönenlerdenim. Tam yirmi beş yıl […]

DEVAMI →

    Peşindekileri atlatıp kıyısına kadar koştuğu gölü yüzerek geçtikten sonra küçük bir adada özgürlüğünü ilân eden ilk ineğim ben. Anlatacaklarım büyük kabullenişler içinde yaşayan diğer ineklere ve hayatları belki de ineklerden daha beter geçen insanlara örnek olsun, yol göstersin, onların kafalarının içinde yükselen kalın duvarları yıksın. Benim hikâyem Polonya’da Nyskie Gölü’nün yakınlarındaki bir çiftlikte […]

DEVAMI →

    Size kaçış hikâyemi anlatmaya karar verdiğimde şöyle düşündüm: Hangimiz günü geldiğinde, bardağı taşıran son damlayla beraber kendini yoran bütün bağlantıları sırtından atıp, her şeyi öylece bırakıp, pılıyı pırtıyı toplamadan özlemini çektiği bir yere gitmeyi istemez ki? Üstelik Kanada gibi yaşam koşulları Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar gelişmiş bir ülkenin yurttaşı olarak hep kaçmayı hayal […]

DEVAMI →

        Her şey Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi’nin Çukurköy Mahallesi’nde, son bir yılda meydana gelen trafik kazalarında ölenlerin dördünün de isminin Halil olduğu anlaşılınca başladı. Ülkemizin birçok kentinde, ilçesinde, mahallesinde olduğu gibi hayatın, hasırım yansa umuruma sallamam vaziyetinde gittiği yerlerden biriydi Tavşanlı’nın beş bin nüfuslu Çukurköy Mahallesi de. Ortak özelliğimiz galiba bu. Geçenlerde İstanbul’da […]

DEVAMI →

    İtalya’yanın kuzeyinde Ötzt Alpleri’nin tepesinde, bundan 5300 yıl önce sırtından okla vurularak öldürülen Ötzi’nin hikâyesidir bu. 1991 yılında donmuş cesedi buzulların altından çıkarılan Ötzi, dünyanın en eski ve en iyi korunan mumyalarından biri olarak tarihe geçti. Bilim insanlarının 10 yıl süren incelemelerinin sonucunda dağ adamının gövdesinde omzuna saplanmış bir taş okun sivriltilmiş ucu […]

DEVAMI →

    Ben ölümü ölmeden önce gördüm. Hani derler ya, insan yaşlanırken sonunda varacağı yere alışmasını sağlayacak bir süreçten geçermiş. İşte bunun için daha çok gençtim, henüz yirmi iki yaşındaydım. Yaşanması gerekenlerin tümünü ışık hızıyla atladım. Hiç ölmeyecekmişçesine doludizgin, çığlık kıyamet koştum. Sonra bir gece zifiri karanlıkta, soğuk buz gibi bir havada, denizin orta yerinde […]

DEVAMI →