Her şey Kütahya’nın Tavşanlı İlçesi’nin Çukurköy Mahallesi’nde, son bir yılda meydana gelen trafik kazalarında ölenlerin dördünün de isminin Halil olduğu anlaşılınca başladı. Ülkemizin birçok kentinde, ilçesinde, mahallesinde olduğu gibi hayatın, hasırım yansa umuruma sallamam vaziyetinde gittiği yerlerden biriydi Tavşanlı’nın beş bin nüfuslu Çukurköy Mahallesi de. Ortak özelliğimiz galiba bu. Geçenlerde İstanbul’da […]

DEVAMI →

    İtalya’yanın kuzeyinde Ötzt Alpleri’nin tepesinde, bundan 5300 yıl önce sırtından okla vurularak öldürülen Ötzi’nin hikâyesidir bu. 1991 yılında donmuş cesedi buzulların altından çıkarılan Ötzi, dünyanın en eski ve en iyi korunan mumyalarından biri olarak tarihe geçti. Bilim insanlarının 10 yıl süren incelemelerinin sonucunda dağ adamının gövdesinde omzuna saplanmış bir taş okun sivriltilmiş ucu […]

DEVAMI →

    Ben ölümü ölmeden önce gördüm. Hani derler ya, insan yaşlanırken sonunda varacağı yere alışmasını sağlayacak bir süreçten geçermiş. İşte bunun için daha çok gençtim, henüz yirmi iki yaşındaydım. Yaşanması gerekenlerin tümünü ışık hızıyla atladım. Hiç ölmeyecekmişçesine doludizgin, çığlık kıyamet koştum. Sonra bir gece zifiri karanlıkta, soğuk buz gibi bir havada, denizin orta yerinde […]

DEVAMI →

      Haber hikâyedendi, sözcüklerse kandan. Oysa kitabın adı ne kadar masumdu: Cennete Otostop. Karaman Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü başka dinlerden İslamiyet’e geçip cihatçı örgütlere katılanların hayatlarını anlatan bu kitabı lise öğrencilerine dağıtmış. Öğretmenlerinin denetiminde okuma halkası oluşturan liseliler kitaptaki cihat hikâyelerini tartışırlarken, onların yüreklerinde ayran gibi köpüren heyecanları hissetmeye çalıştım. O heyecanların […]

DEVAMI →

      Bu defa Hikayeden Haberler’in anlatıcısı Baskın Oran. İnsanın özünü açtığı, kendi olduğu, acısını içine ayna tutarcasına dışarıya yansıttığı hali sanırım ortaya vurucu, tanımsız hikayeler çıkarıyor. Şimdi yılların üniversite hocasını, oğlunu kaybetmiş bir babanın duyguları eşliğinde dinleyeceğiz. Söz Baskın Oran’da. (1) ”Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti”   ”İzmir’de sınıf arkadaşlarımız Bozok ile Ümit tanıştırmıştı […]

DEVAMI →

    Kalpler hissettiklerini yalnızca duygularla dışa vurmayıp bunu kendi kas ve damar yapılarında fiziksel değişimlerle de görünür kılsalardı nelere tanıklık ederdik acaba? Kötü birisinin kalbiyle iyi olanın kalbi arasında somut farklılıklar beklemek çok mu abartılmış bir istektir? ‘’Chopin’in 168 yıllık kalbine teşhis koyuldu.’’ haberini okurken mantıksız bulduğum ne kadar benzer soru varsa aklıma üşüştü. […]

DEVAMI →

    Adım Yağmur. Hakkari Yüksekova’da yaşıyoruz. İkinci sınıf öğrencisiyim. Doğuda çocuk olmanın ne anlama geldiğini bilmeyenlere şu kadarını söyleyebilirim: Korku, sürekli tetikte yaşama duygusu bizim için yürümeyi öğrendiğimiz, okumayı çözdüğümüz çağlarda başlıyor. Ama ben diğer çocuklara göre kendimi ayrıcalıklı hissediyorum. Eğer istersem dünyayı yeniden yaratacak kadar güçlü, yetenekli, yüreği sevgi dolu bir babam var. […]

DEVAMI →

    Bir gün dünyada sizden başka canlı kalmadığını, türünüzün tükendiğini düşünün. Yalnızlığınızı bir parça azaltmak için avazınız çıktığınca bağırıyorsunuz, sesinizi sizden başka kimse duymuyor. Gerçi yaşadığımız ülkede aynı tanıma giren milyonlarca insan olduğunu, birbirlerine seslerini duyuramayanların derin bir yalnızlığa gömüldüklerini söylemeye gerek var mı? Belki biraz da onları düşünerek seçtim bu hikâyeden haberi. Yer […]

DEVAMI →

      Ünlü fizikçi Stephen Hawking’in ‘’İnsanın saldırganlık içgüdüsü teknoloji nedeniyle bir yıkıma dönüşebilir.’’ başlığıyla verdiği açıklamaları okuduğumda beynimde şimşekler çaktı. Hawking şöyle diyordu: ‘’Medeniyetin başlangıcından beri saldırganlık, hayatta kalmanın en işlevsel unsuru. Darwinci evrim gereği bu bizim genlerimizle ilişkili. Ancak şimdi saldırganlığın nükleer ya da biyolojik savaş yoluyla bizi yok etmesi mümkün. Mantığımızla, […]

DEVAMI →

    Felsefecilerin hayata sıradan insanlar gibi bakmadıklarının en somut kanıtıydı onun açıklamaları. Prof. Dr. Afşar Timuçin’le yapılan söyleşiyi okuduğumda yalan yok, karmakarışık oldum. Durumunu eksiksiz kabullenip açık yüreklilikle ifade etmesi cesaretti, bu durumun onda yarattığı kırgınlığı gizlemeye çabalaması hüzün vericiydi, yaşın getirdiği eksilmeleri soğukkanlılıkla toparlaması bilgeceydi, bunları dışa vururken kullandığı tümceler sanki dayanaktan yoksundu. […]

DEVAMI →