Duvar yazılarında genellikle dil bilgisi kurallarına uyulmaz. Çünkü doğası gereği duvar yazıları hiçbir kurala uymaz. Çünkü kuralsızlık duvardaki isyanın özünde vardır. Bu defa eyvallah’ın ardından gelen da’nın ayrı yazılması çok hoşuma gitti: Eyvallah da Maltepe’de bir alt geçidin duvarlarında yakaladım Rojinan’ın karşı tarafa yolladığı aba altından sopa gösteren mesajı Vurursunuz eyvallah da, ölmezsem sıkıntı…

DEVAMI →

  Çalıştın çabaladın, yaratmak için canını dişine taktın da ne oldu? Sevdin bağlandın, aşık oldun tutuldun, emek verdin saçını süpürge etmecesine ne oldu? Küçük Yalı’da sahile inen bir alt geçidin duvarında yakaladım bunu: Sigara yaktık da ne oldu, hepsi kül oldu. Bir sigara içimi parlayan öfkeler, bir sigara içimi parlayan aşklar, tutkular var hayatımızda artık. […]

DEVAMI →

  Tanrı’m rica etsem bir çocukluk ömür daha ayarlayabilir miyiz bana? Muhteşem bir dilek. Ben Tanrı olsaydım bu çağrıya kesin olumlu yanıt verirdim ama değilim ve işler ülkemizde ne yazık ki özellikle çocuklar açısından çok kötü gidiyor. O duvar yazısı çocukların  çocukluklarını doyasıya yaşadıkları ülkeler için geçerli bir söz. Ne çabuk unuttuk Güneydoğu’da aylarca süren […]

DEVAMI →

  Benim hayata en yakın duran duvarım. Ne zaman önünden geçsem ya gözyaşı, ya onulmaz  bir aşk ya da dibine kadar içildikten sonra kafa bin beş yüz dizginlenemez bir öfke veriyor bana. Bu defa ki öğrenci aşkı. Hani şu kendinizi dünyanın merkezinde hissettiğiniz türden. Bütün kötülüklerden bağımsız bir noktada durduğunuz yer. Hicret’in sevgilisi diyor ki: […]

DEVAMI →

    Bir şehrin güzelliği denizinde değildir Sebastian, ben denize kıyısı olan bir şehirden de gitmek istedim.   Bak sevgili kardeşim, seni çok iyi anlıyorum. Gitmek düşüncesi her zaman insanın kendini özgür hissetmesini sağlayan müthiş bir ayrıcalıktır. Ama bu sıralar Sebastian’ın kafasını durduk yerde karıştırma derim. Senin gitmeye kalkışsan geleceğin ilk yer buraları, yani denize […]

DEVAMI →

  Hayatımı düzene sokayım mı, yoksa düzene mi sokayım? Bu soru aslında hayatı iki farklı açıdan yaşamayı seçenleri gruplandırıyor. Geldiğimiz noktada biz hayatımızı istediğimiz kadar düzene sokmaya çalışalım, ne yana dönersek dönelim hep bir yanımız açıkta kalıyor. O zaman geriye tek bir seçenek kalıyor: Düzene sokmak. Çünkü sistemin vampirleri köşe başlarını tutmuşlar ve o kadar […]

DEVAMI →

  ..gitmek üzerine bir yazıya hazırlandığım sırada çıktı karşıma sidik kokan duvar yazıları..kapının koluna uzanacak yaşa geldiğinde gitmeyi öğrenir insan diyordu ‘’şiir sokakta’’..tam gitmek ve kalmak ikilemini kafamda bir yerlere oturtmaya uğraşırken başka bir yazı daha eklendi buna..aklınızın almadığı hayalleri değil, götünüzün yemediği gerçekleri yaşıyorum !.. saygılar..diyordu adını sanını bilmediğim şair-felsefeci bir kardeşim..ah, hep öyle […]

DEVAMI →

  YETMEZ Mİ DİYOR DENİZ KARADA ÇEKTİĞİNİZ soğuk bir ankara kasımında üstelik aralığa bir gün kala denizden gelen çağrı ne kadar güzel..ülkeyi yaşanmaz kılanların vahşilikleri karşısında denizin, yosunun kokusunu özlememek mümkün mü? belki de sadece bir deniz özlemi değildir bu..kaçış duygusu..evet evet kaçış duygusu..tam bunun üstüne denk geldi o çağrı..yetmez mi diyor deniz karada çektiğiniz..bilmem […]

DEVAMI →