8 Ekim 2020 Dağda hazirandan bu yana devam günlerimize adeta ruh veren gelişme daha önceden sözünü ettiğim, evin önünden geçen sokakta bulduğumuz yavru kedi oldu. İki yıl önce Fırfır’la hemen hemen aynı yerde karşılaştığımız o sokağın aşağısındaki bahçe, yavrunun bilemediğimiz hayatının önemli bir parçası aslında. Bazı geceler orada uyuduğunu sanıyorum. Kendini güvende […]

DEVAMI →

      5 Nisan 2020   Hayatım boyunca bilimkurgu türünden uzak durdum. Romanda, sinemada, çizgi filmde ne söylüyor acaba diye sormadığım, anlamaya çalışmadığım bilimkurguyu, dünya hallerinden bunalan, yalnızlaşan, savrulan, farkındalık arayan, düşünceleri yerine oturmamış, ruhu biraz çocuk kalmış, hayat kavramı olgunlaşmamış, yönünü şaşırmış kişiler için gerçeğe, yaşamın özüne, insan sıcaklığına karşı tasarlanmış bir afyonlama […]

DEVAMI →

  1 NİSAN 2020   Her koşulda yürüdüm. Yürümek insanı özgürleştirir; hiç gidilemeyen ama hep hayali kurulan yerlere gidiyormuş izlenimi uyandırır içinde. En azından bendeki durum böyle. Bir de yazı sürecinin hızlı biçimde devam ettiği günlerde yorulup masadan kalkıldığında kafayı dinlendirmenin, düşünceleri toparlamanın en iyi yoludur adım sayısını arttırarak yaşamak. Özellikle yazım aşamasındaki romanda o […]

DEVAMI →

  Hayat Eve Sığar ! Evde Hayat Var ! Şimdi uzun uzun bunu düşünüyorum. Herkesin bir hayatı olduğu tezinden hareketle onu eve nasıl sığdırabileceğimizi soruyorum kendime. Burada iyi niyetli olmaya çalışarak hayat, ev ve sığdırma kavramları arasında gidip geliyor aklım. Aslında çok hoş bir önerme; içinde olumlu anlamda ne ararsanız var: Mutluluk, güven, dayanışma, huzur, […]

DEVAMI →

    10 Şubat 2020   Pazartesi yalnızlığı. İşinde gücünde olanlar için özellikle haftanın ilk günü okula nefret ederek giden bir çocuğun tedirginliğiyle eş değerdedir. Benim için bugün tam bir pazartesi yalnızlığı. Şubat, güneşli ama soğuk. Rıhtımdaki kahvede in cin top atıyor ve o atılan toplardan biri şimdi tam başıma çarptı. İçeride çalışanlardan başka kimse […]

DEVAMI →

      5 Şubat 2020   Babam bazen ‘’Benim bıyıklı prensesim, nazlı kızım.’’ dese de, gerçek adım Fırfır. Pencereden dışarıya, hayata bakan bir kedi olarak derin düşünceler içerisindeyim. Kafamın içinde adım gibi fır dönen bu düşünce sıçramalarından fırsat buldukça konuşmak istiyorum. Şimdiye kadar yalnızca manevi babamı dinlediniz, bugün sözü ona bırakmak niyetinde olmadığımı bilmelisiniz. […]

DEVAMI →

1 Şubat 2020   Bir kediyle aynı evde yaşamayanların şimdi anlatacaklarımı kavramalarının mümkün olmadığını biliyorum. Tıpkı bizim Fırfır’ı yanımıza almadan önce diğerlerini hiç anlamadığımız gibi bir şey bu. Kardeşim ve özellikle eşi ilk gençlik yıllarından bu yana hep kedilerle beraberlerdi. Şimdi onların yaptıklarını hiç kavrayamadığımızı görüyorum. Hatta bu ilişkiyi abartılı, gereksiz, zorlama bulduğum günleri anımsadıkça […]

DEVAMI →

    Her şeyin bir ilki var: Hayata ilk adımın ilk tohumun atıldığı anın, seçme şansına asla sahip olmadığın iki insanın sevişmesinden doğduğunu bilmek gibi. Onlar sevişir, sen ilk adımı atarsın dünyaya. Ya da bazen derinlere işlemiş nefret duygusunun, babadan yenilen ilk tokattan sonra hiç hafiflemeden devam etmesi biçiminde de ortaya çıkabilir bu ilk denilen […]

DEVAMI →

      NERGİS AŞKTIR   Yazıya tutunarak yaşayanlar için sözcüklerden, imgelerden uzaklaşmak çölleşmeyle eş anlamlı bir duygu yoksunluğuna sürükler insanı. Soluk almakta zorlandığım bu iklime doğru yaklaştığımı ne zaman hissetsem, son bir umutla çevreme bakınır ve sorarım: Yazıdan uzaklaştığım yer benim için dönüşü olmayan bir noktayı mı ifade ediyor? Şimdi 2019’a yukarıdaki can yakıcı […]

DEVAMI →

          Birden sisin ardında kaldı dağ, orman, köy ve hayat. Sabah uyandığımda bir beyaz boşluğun içinden baktım ağaçlara. Sonbaharını tamamlayamadan soğuğa, yağmura teslim olmuş mevsimin ilk başlangıcıydı bugün. Hatta sonbahar dağdan öylesine aceleyle kaçmıştı ki, sararan yapraklar düşmeye bile fırsat bulamamışlardı kuruyan dallardan. Ben sisle, yağmurla, soğukla uğraşırken iki gelişme ülkenin […]

DEVAMI →