Hayat Eve Sığar ! Evde Hayat Var ! Şimdi uzun uzun bunu düşünüyorum. Herkesin bir hayatı olduğu tezinden hareketle onu eve nasıl sığdırabileceğimizi soruyorum kendime. Burada iyi niyetli olmaya çalışarak hayat, ev ve sığdırma kavramları arasında gidip geliyor aklım. Aslında çok hoş bir önerme; içinde olumlu anlamda ne ararsanız var: Mutluluk, güven, dayanışma, huzur, […]

DEVAMI →

    10 Şubat 2020   Pazartesi yalnızlığı. İşinde gücünde olanlar için özellikle haftanın ilk günü okula nefret ederek giden bir çocuğun tedirginliğiyle eş değerdedir. Benim için bugün tam bir pazartesi yalnızlığı. Şubat, güneşli ama soğuk. Rıhtımdaki kahvede in cin top atıyor ve o atılan toplardan biri şimdi tam başıma çarptı. İçeride çalışanlardan başka kimse […]

DEVAMI →

      5 Şubat 2020   Babam bazen ‘’Benim bıyıklı prensesim, nazlı kızım.’’ dese de, gerçek adım Fırfır. Pencereden dışarıya, hayata bakan bir kedi olarak derin düşünceler içerisindeyim. Kafamın içinde adım gibi fır dönen bu düşünce sıçramalarından fırsat buldukça konuşmak istiyorum. Şimdiye kadar yalnızca manevi babamı dinlediniz, bugün sözü ona bırakmak niyetinde olmadığımı bilmelisiniz. […]

DEVAMI →

1 Şubat 2020   Bir kediyle aynı evde yaşamayanların şimdi anlatacaklarımı kavramalarının mümkün olmadığını biliyorum. Tıpkı bizim Fırfır’ı yanımıza almadan önce diğerlerini hiç anlamadığımız gibi bir şey bu. Kardeşim ve özellikle eşi ilk gençlik yıllarından bu yana hep kedilerle beraberlerdi. Şimdi onların yaptıklarını hiç kavrayamadığımızı görüyorum. Hatta bu ilişkiyi abartılı, gereksiz, zorlama bulduğum günleri anımsadıkça […]

DEVAMI →

    Her şeyin bir ilki var: Hayata ilk adımın ilk tohumun atıldığı anın, seçme şansına asla sahip olmadığın iki insanın sevişmesinden doğduğunu bilmek gibi. Onlar sevişir, sen ilk adımı atarsın dünyaya. Ya da bazen derinlere işlemiş nefret duygusunun, babadan yenilen ilk tokattan sonra hiç hafiflemeden devam etmesi biçiminde de ortaya çıkabilir bu ilk denilen […]

DEVAMI →

      NERGİS AŞKTIR   Yazıya tutunarak yaşayanlar için sözcüklerden, imgelerden uzaklaşmak çölleşmeyle eş anlamlı bir duygu yoksunluğuna sürükler insanı. Soluk almakta zorlandığım bu iklime doğru yaklaştığımı ne zaman hissetsem, son bir umutla çevreme bakınır ve sorarım: Yazıdan uzaklaştığım yer benim için dönüşü olmayan bir noktayı mı ifade ediyor? Şimdi 2019’a yukarıdaki can yakıcı […]

DEVAMI →

          Birden sisin ardında kaldı dağ, orman, köy ve hayat. Sabah uyandığımda bir beyaz boşluğun içinden baktım ağaçlara. Sonbaharını tamamlayamadan soğuğa, yağmura teslim olmuş mevsimin ilk başlangıcıydı bugün. Hatta sonbahar dağdan öylesine aceleyle kaçmıştı ki, sararan yapraklar düşmeye bile fırsat bulamamışlardı kuruyan dallardan. Ben sisle, yağmurla, soğukla uğraşırken iki gelişme ülkenin […]

DEVAMI →

        Her şey gelir, geçer ve biter sevgilim. Bitmeyen tek şey dünyanın varlığı ki, o da belki zaman dışı bir boyutta, aklımızın almakta zorlanacağı koşullarda, evrenin sonsuzluğunda toptan kaybolacak. Binlerce yılda kurulmuş sayısız uygarlığın birbirinin içine geçmiş izlerinin, milyarlarca yıl sonra alev topuna dönmüş bir gaz kütlesinin içinde yok olacağını hayal etmek […]

DEVAMI →

          Burada, seninle bir gün konuşabileceğimi fısıldayan düşüncenin içine yuvalandığı ortamda saatler başka türlü işliyor. Dağda adını bilmediğim, yüzünü görmediğim, sesini duymadığım kimliksiz hayallerin söylediklerine öylesine inanmaya başladım ki, gerçek ötesiyle aramızdaki sınır neredeyse sıfıra indi. Yani gündelik hayatın gerçeklerinden, sorunlarından, beklentilerinden epeyce uzaktayım şimdi. Ama aslında hep böyle kandırılmaya müsait, […]

DEVAMI →

  Eriklerden meyve suyu yaptı Peri. Buzdolabının raflarına dizdiğimiz şişelerden ilk bardağı şimdi içtim, inanılmaz lezzetliydi. Köyün hatta belki de dağın en lezzetli erik ağacı bu. Üstelik dolgu toprakta yetişti. Evden aşağıya doğru taraça biçiminde üç set halinde uzanan bahçenin dibinde, sokağa bitişik taş duvarın köşesinde nazlı bir gelin gibi dalları salkım saçak dikiliyor erik […]

DEVAMI →