Martın sonu bahar artık siyasi bir slogan olsa bile sevdim. Her şeye rağmen sevdim. Nisanın ortalarına doğru yaklaşırken bahar inatla canını dişine takmış ortaya çıkmak için didinip duruyor. Yani bu bağlantıyı Ankara’daki gelişmeleri düşünerek yazdım. Mansur Yavaş mazbatasını aldı. Seçim öncesi bütün tehditlere, bütün kirli propagandaya rağmen yüz otuz bine yakın […]

DEVAMI →

    RIHTIM GÜNLÜĞÜ- TRİLYE   Bugün gelmedin. Sabahtan bu yana meteorolojinin fırtına uyarısı internete üst üste düşünce dışarı çıkmaktan vazgeçtin. Hava öğlene kadar uyarıların uzağında dünküne benzer bir şekilde açıp kapatarak devam etti. Tuhaftır, ben dışarı çıktıktan beş dakika sonra gökyüzü karardı, rüzgar hızlandı, yağmur çiselemeye başladı ve kıyıdaki yürüyüş yoluna indiğimde soluğumun kesildiğini […]

DEVAMI →

      RIHTIM GÜNLÜĞÜ- PORTAKAL ÇİÇEĞİ SOKAK   İnadına güzel bir gün. Rıhtım biraz daha mı büyüdü, deniz biraz daha mı mavileşti, martılar kendi aralarında konuşmaktan yorulup bizimle mi iletişime geçmeye niyetlendiler; rıhtımın onları her gün torbalar dolusu mamayla besleyenlerden aldıkları güçle semizlemiş kedileri, ilk defa böylesine ayrıcalıklı olduklarının farkına mı vardılar; bahar hazırlığı […]

DEVAMI →

      Adaya vapurla geçen ilk yolcu biz değiliz tabii ki. Vapur icat edileli beri milyonlarca yolcu, milyonlarca defa adaya gitti geldi. Ama bu benim vapurum ve benim adam; bizim vapurumuz ve bizim adamız. Aylardır uzaktan baktığımız bir yere havanın güzel olduğu bir gün sonunda geçtik. Yarım saatlik mesafeyi güvertede kuytu bir köşeye çekilip […]

DEVAMI →

    Teknenin arkasındaki rüzgar gülü hızla dönüyor; direklerden aşağı çekilmiş tellerdeki küçük bayraklar tit tir titriyor; demirinden sıyrılmış yırtık bir tente aşağı yukarı hızla vuruyor kendini. Teknelerin üzerinde süzülen martılara kayıyor dikkatim. Daha önce milyonlarca defa, milyonlarca insan tarafından yapılmış bir gözlemi, milyonuncu defa yinelemek değil derdim. Bu da benim rıhtım günlüğüm. Sen Ankara’ya […]

DEVAMI →

  Ömrünün, o vapurun görüntüde çerçeveye girdiği andan itibaren başladığını düşün. Yani vapur çerçeveden çıktığında sen bu dünyaya veda etmiş olacaksın. Şimdi çoğunuz haklı olarak öncelikle iki nokta arasında geçen zaman dilimini hesaplamaya başladınız. Eğer aslolan hayatta uzun süre kalmayı başarmaksa, vapurun doğal olarak çerçeveden çıkmamak için hızını en aza düşürmesi gerekiyor. Hatta sonunda çerçevenin […]

DEVAMI →

    Iowa eyaletinin Ames kentinde yayınlanan yerel “Ames Daily Tribune” gazetesinin köşe yazarı Rod Riggs, hızlı okuma kurslarının yayılmaya başladığı 60’lı yılların ortasında, bir arkadaşının bu kurslardan birine gittiğini yazacak ve şu şakayı yapacaktı; ‘’Tolstoy’un Savaş ve Barış romanını 20 dakikada bitirmiş. Rusya hakkındaymış kitap’’. Yönetmen Woody Allen’ın, ‘Parayı Al ve Kaç’ filminde bir sahnede kullandığı replikle daha […]

DEVAMI →

BEN SENDEKİ BENİ SEVDİM.   Bunu senden ilk duyduğumda hemen dönüp kendime bakmıştım. Apaçık ortadaydı: Sözlerindeki büyülü güzelliği kendime mal etme yanlışına düşmek üzereydim. Hani o karşısındakini davranışlarıyla, bakış açısıyla, cinselliğiyle etkileme; bir yerden alıp başka bir yere sürükleme gücü vardır ya, ilk aklıma gelen bu olmuştu. Megalomanlık yapmamaya çabalasam da bilinçaltımdan yükselen ses gerçekten […]

DEVAMI →

    Sözü ne uzatıp duruyorsun ki? Yazarak, sözcüklerle harmanlayarak yaratmak istediklerinin tümüne bedel, tek bir gülümsemenin ışıltısını kavramaktır hayat. Bunu ıskaladıysan ya da hiç tanışmadıysan sıcaklığıyla o masumiyetin, dünya kadar aşkı, dünya kadar tutkuyu yoğurup yoğurup ortaya döksen, karşılar mı yazdıkların benim söylemeye çalıştıkları mı? Çünkü önce gülümsemedeki o masumiyeti anlayacaksın. Onun sıcaklığında başlayacak […]

DEVAMI →