44982876_649661558762706_6337435239811383296_o

 

 

Merhaba, adım Meral ama arkadaşlarımın çoğu Meri der.

Laboratuar teknikeriyim.

Yoğun bakımda kan gazı birimine geçtim bu covit 19 görevlendirmeleri esnasında . Şu anda 70 covit 19 ve şüpheli vakalarım var. Ve de Ferhan Bey şahane bir zamanda Korona Günlükleri için yazar mısınız diye sordunuz. O şahane zaman beş dakika mola verdiğimiz andı, tesadüf işte gördüm. Çünkü normalde telefona falan dokunamıyoruz, enfeksiyon ve bulaşma riski yüzünden.

Size evdeki bir günümün hikayesini yollayacağım sonra:

 

Bugün haftanın altıncı günü ve nihayet evdeyim .

Hastanede ekmek arası bir şeyler yemekten içim kurudu.

Şöyle güzel bir kahvaltı hazırlayayım dedim.

Evde ne varsa, zeytin, peynir, tereyağ, reçel, bol yeşillik, domates ve salatalık, acuka falan donattım sofrayı. İki de yumurta haşladım, çay da mis gibi demlendi. Evet her şey hazır.

Babam seksen yaşında olduğu için karantina adına aynı anda aynı odada bulunamıyoruz.

Seslendim: ”Baba kahvaltı hazır, sen bitirince haber ver ben de geleyim.” dedim.

”Tamam” diye bir ses geldi odadan. Bir çay alıp odama geçtim guruldayan midemin sesi eşliğinde. Maskeyi çıkardım ve babamın kahvaltı etmesini beklerken tereyağını ekmeğe nasıl sürdüğümü, yeşil zeytinin tadının ne şahane olduğunu hayal ettim. Mabadımı yayarak kahvaltı etmek benim de hakkımdı.

Yarım saat kadar sonra babamı balkonda gördüm. Bitti mi kahvaltı dedim. Bitti çay aldım dedi. Yüz metre koşucusu gibi mutfağa vardım ki bir de ne göreyim. Ortada sofra yok. Her şey kaldırılmış.

Babamla kapalı kapının arkasından diyaloğumuz:

- Baba , sofrayı ne yaptın ?

- Topladım, Sen kızıyorsun ya mutfak karışık olunca .

- Sana sofrayı bırak ben de geleceğim dedim ya.

- Televizyonun sesi açıktı duymamışım ben.

- Nasıl yaa, hepsini yedin mi ?

- Yedim ama çok zorlandım . Yeşillik çok koymuşsun, ben bir yumurta yerim sen iki tane haşlamışsın ama kalmasın dedim . Eheheh diyabetliye yasak diyordun ama reçellerden de yedim. Ekmek de çok koymuşsun, dört dilim yedim kalanı bitiremedim ekmekliğe koydum. Zaten iştahım yok, doldurmuşsun sofrayı, yaşlı adamım ben, mecbur yedim .

İştahı olmayan babam (!) iki kişilik kahvaltıyı gömdüğü gibi bir de toplayıp odasına geçmiş. Şimdi onun insülini saati. Sonra yeniden şu edemediğim kahvaltıyı hazırlayacağım. Zalım corona, bi kahvaltıyı bile çok görüyor bu aralar.

Ve güne ilişkin son notum: Evde kalmak kesinlikle bana yaramıyor bunu anladım. Günün son macerası , hastanede giydiğim koyu mavi scrubslarla (defalarca yıkandığı için artık boya vermez diye düşündüğüm), beyaz olanları aynı anda makineye attım. Sonuç olarak pazartesi günü yeni bir akım başlatıyorum hastanede, beyaz yerine uçuk mavi scrubslar.

 

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>