122089343_10158039450749372_4219667424394799337_o

 

COVID 19 GÜNLÜĞÜMUZ- 2-

20 Ekim Pazartesi

Deliksiz uyusam da yine sabahın köründe ayaktayım. Saat 06.40. ateşimi ölçtüm 36.6 gayet iyi. Parol içmeye gerek yok. Lavaboya giderken kendimi dinledim, hiç fena değilim. Halsizliğim iyice azaldı ama nefes hala sorunlu. Şöyle derin derin, doya doya nefes alamıyorum. Alsam arkasından öksürük gelecek gibi.
Dün bedensel olarak değil ama psikolojik olarak çok zor bir gündü/geceydi. Gündüz çocukları odalarına gönderip tüm camları açıp, tüm koruyucu tedbirlerimi alıp odamdan çıktım ve mutfağa gittim.

******

Bu süreçte sağlıklı beslenmek çok önemli. Kuzularima ve kendime yemekler yaptım. Kıymalı pırasa, tarhana çorbası, makarna… Ama o anları görmeniz lazım. Sanki masterchefte yarışmaya katılmışım, şeflerden biri geriye doğru saniye sayıyor, ben de yemeğimi yetiştirmeye çalışıyorum. 40 dakikada üç çeşit yemek ! Hiç fena değil  biraz bitkin düşsem de nefes beni zorlasa da yemek yapmayı başardım
Yemek faslı bitince geçtiğim her noktayı dezenfekte ettim ve odama çekilerek evin geri kalan bölümlerini tekrar çocuklara bıraktım.
Sabah filyasyon ekibinin getirdiği ilaçları biraz da endişeyle içtim. Aynı anda aynı ilaçtan 8 adet içmek akıl kârı değil. İlaçlar mide bulantısı, baş dönmesi yapabilirmiş; bende hiçbiri olmadı !

******

Bu arada ilaç dışı takviyelere sürekli yenilerini ekliyorum. Kekik çayı, soğan kürü, zerdeçal çayı, sarımsaklı yoğurt vs. Bol meyve, sebze ve et ağırlıklı beslenmeye devam. Aksam doktor arkadaşım Rahime’yle konuştum. Her anın raporunu aldı, bir sürü direktif verdi. Kullandığım C vitaminin miktarını yeterli bulmadı. Bu akşam eve 1000’lik C vitamini, kan sulandırması için 100’luk coraspin, bir de Beyran çorbası getirecek  Hekim de olsa modern tıbbın yanına ille canım Türk mutfağından bir şey koyacak
Fazla sıvı tüketmek bu süreçte çok önemli, onu anladım. Limonlu suya gece gündüz devam…

****
Dinlenmem lazım ama ne mümkün. Telefonlar, gerilimler hiç bitmiyor. En başından beri yakın çevreme hep şunu söyledim; “Ben bu virüsü kesinlikle çocuklardan birinden aldım. Başka türlü kapmış olmama imkan yok…”
Oğlanın HES uygulamasına girdiğimizde de sorumuzun cevabını aldık zaten.
Son 15 gün içinde temaslı olduğu riskli kişi sayısı 4 yazıyor  İnanabiliyor musunuz, 4 riskli kişiyle teması olmuş. Okulda veya dershanede. Çünkü başkaca bir yere gitmesi, çıkması söz konusu bile değil. Evet anlaşıldı, ben duyarsız veya umursamaz birilerinin kurbanı oldum. Riskli olduğu halde dışarı çıkan, başkalarıyla temas eden ve nihayetinde virüsü bana kadar bulaştıran… Aylardır yetkililer bas bas bağırıyor; çocuklar, gençler taşıyıcı dikkatli olun diye. Alın işte! Oğlum başkasından bana taşıdı Neyse yine de çocukların test sonucunu beklemek gerek…
Bu arada tüm okul ve dershane sınıf gruplarında hem kendi durumumuzu, hem bu durumu paylaştım. Herkes çok endişe etti tabi ama korkunun ecele faydası yok !

****

Dün saat 23.00 civarı… 0312 ile başlayan numaradan arandığım zaman o an kiminle konuşuyor olursam olayım derhal kapatıp bu numarayı açıyorum. Ya Sağlık Bakanlığı veya sağlık müdürlüğü.
O saatte arayan Çankaya İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden bir hemşire…

“Yeşim hanım, bugün çocuklarınıza Covid testi yapılmış…”

Yüreğim ağzımda dinliyorum…

“Test sonucuna göre oğlunuz Covid pozitif , kızınız negatif…”

Öyle tuhaf bir ruh hali içinde dinliyorum ki karşı tarafı. Bir taraftan beklediğim sonuç şaşırmıyorum, diğer taraftan Oğuz Kağan astım hastası, ya bir şey olursa diye endişeye kapılıyorum. Müthiş bir ağlama isteği… Ama kısa sürede kendimi toparlıyorum. Güçlü olmak zorundayım. Hem sağlığım, hem de kuzularım içerden her hareketimi takip ediyor.
Bir de şunu düşünüp rahatlıyorum. Geçen perşembe günü oğlumla aynı anda rahatsizlığımız başlamıştı. Onun halsizlik ve yorgunluk dışında başı da ağrımıştı. Ama sadece bir gün sürdü bütün bu şikayetler. Okulda yorulduğu için olduğunu düşünmüş, “Ben bir günde iyileştim, sen de iyileşirsin” diye beni teselli etmişti 
Neyse…
Hemşireden yarım saat sonra bakanlığın filyasyon ekibinden biri aradı. Oğuz Kağan’ın test sonucunu bir de onun ağzından duyduk Ancak asıl arama nedeni, neler yapmamız gerektiğini anlatmak.

“18 yaşından küçüklere ilaç vermiyoruz ! Süreci karantinada iyileşerek atlatacak. Dikkatli takip etmeye özen gösterin. Ateş veya nefes darlığı başlarsa ve geçmezse hemen 112’yi arayın. Ambulans gelmezse, çift maske, eldiven takarak derhal en yakın hastaneye götürün. İshal olabilir endişelenmeyin…”

Kadın bunları arka arkaya sıralarken hem aklımda tutmaya çalışıyor, hem de sürekli içimden “Allah korusun, Allah muhafaza” deyip duruyorum…
Benim oğlan biraz geniştir, rahattır.  pozitif haberini aldığında online dersteydi. Odadan yüksek tonla bize seslendi, “Bende mi odaya kapanacağım şimdi, iyi tamam çıkmam!”
Sonra da ilaç alıp almayacağını sordu. “Hayır sadece mevcut astım ilacını kullanmaya devam edeceksin…”

*******
Bu arada negatif çıkma haberiyle İpek adeta zafer sarhoşu  Koridorda sesi geliyor. Arkadaşlarını, babasını arayıp haberi veriyor. Oğuz ona bulaştırmayı başaramamış ! Nasıl sevinçli anlatamam. Mutluluktan uçacak kuzum. Şu an 10 kaplan gücünde gibi. Ne istesek yapacak durumda. Meyve diyorum tak kapıda. Suyum bitti anında yeni su, yemek saati, dakikasında hazır vs vs. Şu an elimiz ayağımız İpek kızım ♥️
Sağlık Bakanlığı’ndan arayan kişinin yönlendirmesiyle gece planlama yaptık. Evde tek ben izole idim. Artık Oğuz Kağan ile beraberiz. Onu tasıyla tarağıyla odama aldım. Hayatımdaki iki Sevgi’nin iyiliklerini unutmayacağım. Sağlıkçı olan Sevgi’yi yazmıştım, başından beri beni yönlendiren… Dün diğer Sevgi’m geldi. Onun kapıya bıraktığı malzeme torbasından çıkan tulumu giyerek Oğuz’un masasını, bilgisayarını kitap defterini benim odaya taşıdık.
Evin geri kalan bölümü İpek’in…
Bugün bütün bu işleri halledip düzenimizi oluşturduktan sonra da normal işlerimize döneceğiz. Onların karantina nedeniyle gidemedikleri okul ve dershanenin eksiklerini evde tamamlayacağız. Hastalık izin verdiği sürece ben işlerimi yapmaya devam edeceğim.

****
Bu arada !
Covid olmadan önce onlarca yerde sağlık ekiplerinin eve gelmediğine, ilaç getirmediğine, aramalara dönmediğine ilişkin sayısız yoruma denk gelmiştim. Test pozitif çıkınca işin doğrusu bu konuda bir beklenti içine girmedim. “Aramazlar, geç ararlar, ilaç filan başka yerden temin ederiz, çocukları da özel hastaneye teste götürürüz” gibi bir sürü şey düşündüm.
Ama test sonucum belli olduktan hemen sonra başlayan ve şu ana kadar (ben bu satırları yazarken yine meşhur 0312’den arandım, sağlık durumum soruldu, şikayetlerim soruldu, kronik hastalığım ve buna bağlı ilaç kullanıp kullanmadığım soruldu. Ülseratif kolit hastasıyım. Bu nedenle kullandığım ilaçları bildirdim) devam eden olağanüstü bir ilgiyle, takiple karşı karşıyayız. Diğer yerleri bilmiyorum ama Çankaya’da oturanlar çok şanslı. Gece yarılarına kadar çalışan sağlık ekipleri, pazar dahi eve gelen filyasyon ekibi, gece 23.30’da dahi çocukların temaslı olduğu kişileri tek tek tespit edip ilgili kişilere ulaşan hemşireler ve daha bir sürü şey. Allah devletimize zeval vermesin, sağlıkçılarımızın ayağına taş değdirmesin.

Gelişmeleri yazmaya devam edeceğim. Hem bana hem size rehber olsun ! Telefonla aramamanızı ama dualarınızı eksik etmemenizi rica ediyorum ❤️
Sağlıklı huzurlu günler…

*****

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>