87635827_660993874483365_2078291973969543168_n

 

 

Aşkın ne kadar hırpalandığını anlamak için televizyonlardaki dizilere göz ucuyla bakmak yeterli.

Ya da Canan Tan, İclal Eroğlu benzeri kalıplaşmış tümcelerle yazanların çok satan kitaplarına da bakmak gerekir diye düşünüyorum bunu nasıl kirlettiğimizi anlamak açısından.

En saf en temiz, en içten en doğal halini özlüyorum aşkın.

ÇİŞİM GİBİ ANİDEN GELSEN

Kadıköy’de barlar sokağından iskeleye inen sokaklardan birinde gördüm bu yazıyı.

O sokakta hangi özlemle kaç bira içtiyse artık ve nasıl çişi geldiyse, aceleyle yürürken duvara kazınıvermişti aşkın yakıcılığı.

Ve tabi doğallık dendiğinde aklıma bir şiir de geliyor. Sosyal medyada herkesin şair olduğu süreçte içimi kaldıran yapaylıklara hiç benzemeye bir şiirden söz ediyorum: Sıcacık, hesapsız, öylesine…………

 

85258038_203759297363489_7591088781369802752_n

 

 

Seni ele sevirem ki…

Diyirsen ki, niye?

Ne bilim işte ele!

Sabah olir, horozlar ötir, gün doğir…

Gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem…

Culuhlari dutir dutir öpirem;

Onlari bile sene benzedirem.

Saggın deme niye?

Ne bilim, iş de ele!

Gün gibi gelir,ay gibi gidirsen.

Beni yiye yiye bitirirsen.

Hep ömrümden götirirsen.

Seni sevdigimi de çoh ey bilirsen.

Diyirsen ki, niye? Bilirsen, iş de ele!

 

Erzurum’lu Şaire / Zinnur Tiryaki

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>